her telden - Blogcu
her telden

ANNELER GÜNÜ

Kategori: Belirtilmemiş

  ANACIĞIM

—Anneme ve bütün annelere—

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Kaç geceler bana ninni söylerdi

Hasta olunca oydu başucumda bekleyen

Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen

Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Uzun kış geceleri masal masaldı

 Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar

Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar

Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı

Akşam biraz geciksem yollara düşerdi

Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.

Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl

Bilirim yine kalbinde yerim anacığım

Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan

Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan

Vefalı ellerinden öperim anacığım.

Ümit Yaşar oğuzcan
TÜM ANNELERİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN..

08:24 - 10/5/2008 - yorum {7} - yorum yaz


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Kategori: Belirtilmemiş

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birlikte kutlarız.

Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı imparatorluğu döneminde egemenlik padişah­ta idi. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. imparatorluğun son yıllarında padişahlar rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı. Ülke sorunları yüzüs­tü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Bizimle birlikte olanlar savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenil­miş sayıldık. Yurdumuz İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar.

Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun'a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum'a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum'da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla «Ulusu yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir» diyordu. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler - milletvekilleri - Ankara'da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.

İlk Büyük Millet Meclisi'nin toplandığı yapı Ankara'da Ulus Alan'ından istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllar ülkemiz yokluk yoksulluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara'da duyul­duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde ulusumuz dünyaya Ulusal Kurtuluş Savaşı dersi verdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan kurtuluş savaşımız yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu.

23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi'mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı'mızdır.

23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulus­ların çocukları da katılmaya başlamıştır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. «Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.» diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş­malar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükle­ri olan siz çocukların bayramıdır.


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI TÜM ÇOCUKLARIMIZA KUTLU OLSUN..

23 nisan çocuk bayramı


12:36 - 22/4/2008 - yorum {6} - yorum yaz


mevlüt kandili

Kategori: Belirtilmemiş

Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin

 

öyle içten öyle samimi ol ki göz yaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun...


07:37 - 19/3/2008 - yorum {12} - yorum yaz


ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Kategori: Belirtilmemiş

18 Mart Çanakkale Zafer
Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara savaşlarıdır. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti konumundaki İstanbul’u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olacak, iki tarafın da çok ağır kayıplar vermesiyle İtilaf Devletleri geri çekileceklerdir.
Çanakkale Savaşları, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda’da Anzak Günü adıyla her yıl düzenli bir seramoni tekrarlanır. Ayrıca Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar o gün toplanarak Gelibolu Yarımadası’ndaki Anzakların (ANZAC: Australian and New Zeland Army Corps) çıkartma yaptıkları Anzak Koyu’na gelerek atalarının savaştıkları bu yeri ziyaret ederler.
Bu savaşlarda İtilaf subaylarının bile takdirini toplayarak yıldızı parlayan Mustafa Kemal, 8 yıl sonra Türk Kurtuluş Savaşı’nda milletine önderlik edecek, savaş sonunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olacaktır.
<****** type=text/**********> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>

11:01 - 18/3/2008 - yorum {4} - yorum yaz


8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Kategori: Belirtilmemiş

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

8 Mart günü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanır. Bu gün kadınlar tarafından ve / ya da kadınlar için konferans, gösteri ve eğlence gibi çeşitli etkinlikler düzenlenir. Kadınlar arası dayanışma ve kadınların toplumdan beklentileri vurgulanır.

Kadınlara özgü bir günün var olması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında ortaya atıldı ve kabul edildi. Bir çok ülkede her yıl kutlanmaya başladı. İsveç’te ise 1912 yılından itibaren kutlanmaya başladı.

Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde ama her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı tarafından olmuştur.

İki dünya savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de kutlanılmaya başlamasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1977 yılında 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kabul etti.

Kaynak: NATIONALENCYKLOPEDIN

İLGİNÇ BİLGİLER

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.

Türkiye’den Rakamlar ( Milliyet, 8 Mart 2001)

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.


DÜNDEN BUGÜNE "KADINLAR GÜNÜ"

Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart'ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.

8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasını bulur. ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800'lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.

Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır. Dünya Kadınlar Gününde bugün de ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.


TÜRKİYE'DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ

İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı.

"Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.

11:36 - 7/3/2008 - yorum {7} - yorum yaz


Sevgililer günü

Kategori: Belirtilmemiş

Tüm blog arkadaşlarımın ''SEVGİLİLER GÜNÜ''nü kutluyorum.

 

AŞK OKUDUM,AŞK DOKUDUM

 

Ben bu gönül tezgahinda
Ask dokudum, ask okudum
Erenlerin dergahinda
Ask okudum, ask dokudum

Her güçlügü bile bile
Göznuruyla, sabir ile
Yumak, yumak, çile çile
Ask dokudum, ask okudum

..........
..........

 

Ümit Yaşar Oğuzcan

07:47 - 14/2/2008 - yorum {8} - yorum yaz


Barış Manço

Kategori: Belirtilmemiş

  

Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece, geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etmiştir. Ancak, bu büyük sanatçı bıraktığı eserler ile her zaman Türk Milleti'nin kalbinde yaşayacaktır...SENİ UNUTMADIK BARIŞ MANÇO...

  ABBAS YOLCU (1985)

 

Denizlerde okyanuslarda
Dalgalarin koynunda
Bir ömür tükettikten sonra
Su icip bogulmak varsa

Cöllerde kizgin kumlarda
Karli buzlu daglarda
Bir ömür tükettikten sonra
Cukurda kaybolmak varsa

Korkunun ecele faydasi yok
Bu kosusma niye
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Tas üstüne tas koya koya
Yarattigin dünyanin
Cöktügünü görmek bir yana
Birde altinda kalmak var ya

Korkunun ecele faydsi yok
Bu kosusma niye?
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Sana uzatilan elleri
Görmek istemesen de
Bir gün o eller üstünde
Bu dünyadan göcmek var ya...

12:29 - 1/2/2008 - yorum {6} - yorum yaz


Nazım hikmetten

Kategori: Belirtilmemiş

  Sevgi Resimleri   

SON OTOBÜS



Gece yarısı. Son otobüs.
Biletçi kesti bileti.
Beni ne bir kara haber bekliyor evde,
           ne rakı ziyafeti.
Beni ayrılık bekliyor.
Yürüyorum ayrılığa korkusuz
                                    ve kedersiz.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
                                     seyredebiliyorum artık.
Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
                                     elimi sıkarken sapladığı bıçak.
Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
Geçtim putların ormanından
                     baltalayarak
               ne de kolay yıkılıyorlardı.
Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
               çoğu katkısız çıktı çok şükür.
Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
                         ne böylesine hür.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
                           seyredebiliyorum artık.
Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,
karşıma çıkıveriyor geçmişten
                                     bir söz
                                     bir koku
                                     bir el işareti.

Söz dostça
      koku güzel,
                  el eden sevgilim.
Kederlendirmiyor artık beni hâtıraların dâveti.
Hâtıralardan şikâyetçi değilim.
Hiçbir şeyden şikâyetim yok zaten,
yüreğimin durup dinlenmeden
                     kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nâzırın, ne kâtibinin şakşağı.
Tas tas ışık dökünüyorum başımdan aşağı,
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.
Ve belki, ne yazık,
                hattâ en güzel yalan
                        beni kandıramıyor artık.
Artık söz sarhoş edemiyor beni,
ne başkasınınki, ne kendiminki.

İşte böyle gülüm,
iyice yaklaştı bana ölüm.
Dünya, her zamankinden güzel, dünya.
Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,
                     başladım soyunmağa.
Bir tiren penceresiydim,
                     bir istasyonum şimdi.
Evin içerisiydim,
                     şimdi kapısıyım kilitsiz.
Bir kat daha seviyorum konukları.
Ve sıcak her zamankinden sarı,
                     kar her zamankinden temiz.

12:16 - 1/2/2008 - yorum {1} - yorum yaz


evlilik

Kategori: Belirtilmemiş

aşk 

Yeryüzüne birlikte geldiniz ve sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız,

 


Ölümün ak kanatları günlerinizi bölene dek birlikte olacaksınız,
Tanrı'nın suskun anıları katına eriştiğinizde bile birlikte olacaksınız,
Ama bırakın da bunca beraberliğin arasında biraz boşluklar olsun,
Ve Tanrısal alemin rüzgarları esip dolanabilsin aranızda,
Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın,
Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun Sevgi
Birbirinizin kadehini onunla doldurun ama aynı kadehe eğilip içmeyin,
Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın,
Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama ikinizin de birer Yalnız olduğunu unutmayın,
Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır,
Yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın,
Çünkü ancak Hayat'ın elidir yüreklerinizi saklayacak olan,
Hep yanyana olun, ama birbirinize fazla sokulmayın,
Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da ayrıdır,
Çünkü bir selvi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez....

 

Halil Cibran

 

20:28 - 29/1/2008 - yorum {1} - yorum yaz


uğur mumcu

Kategori: Belirtilmemiş

  http://www.aypa.net/Ugur-Mumcu/   http://www.geocities.com/unutmadik/ugurmumcu.html  

Ölümünün 15. yılında rahmet ve sevgiyle anıyoruz.. 

Sesleniş / Uğur Mumcu  
Sesleniş

Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız,
sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı.
Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi...
Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler
takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez.
İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren
birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik,
doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız,
arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını birer taze çiçek gibi
verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...
Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir
şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında,
yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, işkencecilerin
acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçücük
yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven
gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar
erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...
Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin
elinde öldürüldük acınmaksızın. Gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş
kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı
gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. İnsanlık
sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...
Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi
dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla
kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurtdışına gitseydik
kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşımızdaki kızlarımızı
öksüz bırakmazdık. Önce, kolumuzu, omuz başından
keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak
fırlattık attık önlerine. Sonra da, otuz iki yaşında
bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.
Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...
Giresun’daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. Dogu’daki
topraksız köylüler, sizin için öldük. İstanbul’daki,
Ankara’daki işçiler, sizin için öldük. Adana’da,
paramparça elleriyle ak pamuk toplayan işçiler, sizin
için öldük.
Vurulduk, asildik, öldürüldük ey halkim, unutma
bizi...
Bagimsizlik, Mustafa Kemal’den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen
ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli
emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek
istediler. Amerikan üsleri kaldırılsın, dedik, sokak
ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım,
unutma bizi...
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi
savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil
dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş
Savaşı’nda emperyalizme karşi dalgalandirdigimiz
bayragimizi daha da dik tutabilmekti bütün çabamiz.
Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak
istemediler.
Vurulduk ey halkim, unutma bizi...
Henüz çocuklugumuzu bile yaşamamiştik. Bir kadin eline
degmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile
almamiştik daha. Bir gece sabaha karşi, pranga
vurulmuş ellerimiz ve ayaklarimizla çikarildik idam
sehpalarina. Herkes taniktir ki korkmadik. Içimiz
titremedi hiç. Mezar topragi gibi taptaze, mezar taşi
gibi dimdik boynumuzu uzattik yagli kementlere.
Asildik ey halkim, unutma bizi...
Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasinda
vuranlar, agabeyimiz, babamiz yaşlarindaydilar. Ya bu
düzenin kirli çarklarina ortak olmuşlardi ya da
susmuşlardi bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün
bile, karşisindakilere bagirmamiş insanlarin gözleri
önünde, öldürüldük. Hukuk adina, özgürlük adina,
demokrasi adina, Bati uygarligi adina, bizleri, bir
şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldük ey halkim, unutma bizi...
Bir gün mezarlarimizda güller açacak ey halkim, unutma
bizi...
Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarinda yankilanacak ey
halkim, unutma bizi.
Özgürlüge adanmiş bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep
birlikteyiz ey halkim, unutma bizi, unutma bizi,
unutma bizi...

21:28 - 23/1/2008 - yorum {1} - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
Image Hosted by ImageShack.us
Ben Nurdan.her telden,ordan burdan..
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.usatatürk resimleri
Image Hosted by ImageShack.usatatürk(bilgiler)
Image Hosted by ImageShack.usimage
Image Hosted by ImageShack.usatamızın cenaze videosu
Image Hosted by ImageShack.usA.Ç.E.V
Image Hosted by ImageShack.usTEMA vakfı
Image Hosted by ImageShack.ussokak çocukları
Image Hosted by ImageShack.usmor elmas
Image Hosted by ImageShack.usnako örgü
Image Hosted by ImageShack.use-anne
Image Hosted by ImageShack.usnerelere
Image Hosted by ImageShack.usayberoz.com
Image Hosted by ImageShack.usayberoz radyo
Image Hosted by ImageShack.usmavimelek
Kategoriler
Kategori yok Image Hosted by ImageShack.us
Son Yazılar
- ANNELER GÜNÜ
- 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
- mevlüt kandili
- ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
- Sevgililer günü
- Barış Manço
- Nazım hikmetten
- evlilik
- uğur mumcu

Image Hosted by ImageShack.us
Arkadaşlarım
onurtan
hobilerimveben2
hobilerimveben
goznuru
sibelgollu
JANJANLI
ecay
yumak
funmak
SeldaErcan
hayris
nurdanfulya
yust
cicibisiiy
munev
izmirim
birayy
mutfakmelegi
GOZNURUBOYAMA
yust1
nisan24
EmineDantelOrgu
laleninbahcesi
tibette7yil
selsun
mesekana
sultan07
Merihle
e1y3
seyyahaile
begonya35
gonuldeneledokulenler
rufeydem
sacita
pakdeniz
belginguven
sakarya392
mavis62
HAYALCEM
iremkiz
PIRILTI64
handworks
enar
kittys
berkann
kurabiyem
eroman
gercekyasamdan
mkstyle
muhteremleafiyetle
evkedisi
nergizcankul
ozguluntarifleri
ayvalikli
muhteremlegeziye
MERIHLEMUTFAK
lezzetmutfagi
ECAYnetmodelleri
hazal73
alternatifblog
eyust
leylasen
genocide
sessizofke01
HAYALDUNYAM
almulaca
bizimisler
nilayak
ikincibahar34
rainbow7
hobihome
merrhaba
qullyy
kozan
iremkizdenkodlar
deniznehir
didems
ibrahimyalcin1982
success
akvaryumsevenler
ucer
yasece
withmyheart
ohhbe
nermininhobileri
modifiyearaba
illede
takihobi
vwgolfclub
havadisci
oznurla
guleda06
kadinveguzellik
kermes
mahselmel
balaban33
ergene22
Avuntu
uzhem
akasyakokusu
birseyvar
emineninguncesi
erena
nelboncuk
ssturel
duyurular
elislerivesanat
orguculer
animation
berkemcim
sturel
sukruyilmaz
hayatuzerine
bebikim
bilmisbiri
sekerkiz94
vezirhan
animalsworld
eglencecafe
knitwear83
boyacicocuk
hobikeyfi82
sepetimsepetim
birseyvar2
yurtseverbirlik
denizaslani
kerrar
PIRILTI6464
sepetim
mesale
benyaziyorummuzik
musti81
tadimliktarifler
ekadin
natcilar
etkinsigorta
kankituana
birgonulbal
abdullahdokmener
turkuseven
bnc
genetikvebilim
selmahlc
bebade
ilys
herneysem
recaysev
BALLON
sportmen703
canon766
genetiknedir
egitimspormizah
sariakasya
ismail1961
enpopuler
sigarayibiraktim
yaziruhu
saclarimiz
makyajtekniklerimiz
annelerimizvemelekleri
pelincen1
CANANANNE
webtc
tutuklanandestanlar
turkolmak
kelebekcenneti
ahmetde